Dünya Bülteni
 
   

Arif Altunbaş

O ne diyorsa; O... 26.08.2010


Neden  yargıya koştular hemen ki, İslami bir çok uzlaşma, anlaşma, sorun çözme usulleri dururken?


Yeri gelince; İslami çözüm, yeri gelince; yargının kapılarına koşmak mı, celladını alkışlamak ve kutsamak mıdır Milli Görüş?

 

Eski Adalet Bakanı Önder Savla da görüşüp, CHP den de icazet aldıklarına göre; Yargı meselesini de halletmişiniz demektir.

 

İsterseniz; Başbuğun da fikrini alsaydınız. Hani, fena da olmazdı. En azından TSK’ yı da garantiye almış olurdunuz bu arada.


Zaten; Kongreye mongreye gerek te yok ki.


"O, ne diyorsa o’’

 

Müslümanlar; ne zaman, aşiret mantığıyla çalışmayı cemaat çalışması zannetmekten kurtulacaklar ki?


Doğru dürüst; Bir cemaat, topluluk, grup ve parti olacaklar acaba?


Ne zaman; Aşiret mantığıyla çalışmayı İslami bir hareketmiş gibi algılamaktan vazgeçecekler?

 

Saadet Partisini yönetenler, tekelleşmiş, bir anlayışı, Erbakan Aşireti haline getirdikleri partilerini, ümmeti kucaklayan, kurtarıcı bir hareketmiş gibi sunmanın hafifliğinden,  acaba rahatsız olmuyorlar mı?

 

Bir kişi; Bir partinin  ölesiye kadar lideri olabilir mi?


Buna; Bir itirazı olan yok mu ? O, ne diyorsa;  Şimdiye kadar o oldu.


Bundan sonra da; O mu, olması gerekiyor? Bu ne Saltanat?…

 

Deniz Baykal için, ’O, ne diyorsa o’’ diye yırtınan gençleri görünce; onlara içimden acıyordum…


Şimdi de, Saadetin geçlerinden fazla ihtiyarlarına bulaşmış olan bu virüsün; Koca koca adamları ne hallere getirip, ayağa düşürdüğünü görünce; hayret ediyor, bu hastalıktan en kısa zamanda kurtulmaları için elimden duadan başka bir şey gelmiyor.

CHP’li gençleri anladık. Adamların İslami bir anlayışları yok, kafa yapıları da, İnönü despotizminden kalan, Hitler hayranlığıyla yalama olmuş bir faşizme, çanak tutan, çapraz, yamuk bir duruş…


Size ne oluyor Milli Görüşün sevdalıları?  Anadolu Aslanları…

 

Neden içinizden bir adam meydana çıkıp ta, bu yaşlı gençlere; "O, ne diyorsa o’’ ancak, totaliter, baskıcı rejimlerin liderleri; Hitlere, Musoliniye, Staline yakışan bir tutum ve davranıştır diyemiyor?

 

Yok öyle;’’O, ne diyorsa o’’ bizim kadim anlayışımızda, ahlak ve edebimizde demiyor?

 

Hz. Ömer ( Ra.) ; "Ya Rasulallah bu söylediğiniz vahiy mi, Sizin sözünüz mü’’ diye niye soruyordu ki?

 

Hangi sahabi peygamberimize; "O, nediyorsa o’’ demiştir?

 

Hiç bir sahabinin Rasulullah'a itiraz etmesi mümkün değildir ve itiraz eden  de olmamıştır ama; "O, nediyorsa o’’ diyerek bir akıl tutulmasına yol açacak, davranış, anlayış ve bakış açısı tembelliği ve efendimize körükörüne iteat de sergilememişlerdir.

 

Hz. Ömer; ‘’Ben yanılırsam, beni nasıl düzeltirsiniz’’, sorusuna; ’’Eğri kılıçlarımızla…’’ diye cevap veren sahabiler Halifeye iteatsizlik mi etmişlerdir, baş mı kaldırmışlardır?

 

"O ne diyorsa o’’ sloganı; İtikadi bir sapıklık, itaat olarak da; Bid’at ve aşırılıktır ki, İslami anlayış içinde dikkatle sorgulanması gerekir.

 

Liderinize elbette iteat  edeceksiniz ama; işi tapmaya, öykünmeye, putlaştırmaya, "O ne diyorsa, o’’ aşırılığına götüremezsiniz.


Kimsenin bunu yapmaya, yaptırmaya, buna da göz yummaya hakkı ve selahiyeti de yoktur.

 

Bir parti; liderin, lider etrafındaki çekirdek kadronun malı, çiftliği olabilir.
Ama; İslami ıstılahları, litaratürü ve kaideleri herkes kendi istediği gibi çarpıtamaz, yorumlayamaz, anlayamaz ve anlatamaz.

 

İslam; bütün ümmetin ortak değeridir. Bir cemaatin anlayış ve düşüncesine de terk ve haps edilemez.

 

Genellikle; bütün müslümanlar, özellikle; İslami değerleri, anlayışı, düşünceyi ve siyaseti kuş diline tercüme edip, ‘’Milli Görüş’’  diye insanlara sunmaya çalışanlar buna çok dikkat etmelidirler.

 

‘’İnadına CHP, inadına Baykal’’ söylemi ile; inadına   E… ve inadına N…. arasında tercih sizin tercihiniz olabilir.

 

İnatla yüceltme gayreti; bir parti liderini diktatörlük uçurumuna kadar götürebileceğini içinizde akıl edebilecek bir Allah'ın kulu yok mu ?

 

İsterseniz bunu da, bir bilen olarak; Önder Sav’a bir sorun.

 

Yetmiş yaşından sonra bile, siyasi rüştlerine erme olgunluğu gösteremeyen, Türkiye Müslümanlarını bile, bir bayrak altında toplamayı beceremeyen, fakat; ümmeti bir bayrak altında, kendi ekseninde toplamaya soyunan aristokrat, yaşlı delikanlılara Allah akıl, fikir versin.


Gördünüz; göreceğiniz kadar, oldunuz; olacağınız kadar, ne yapıp yapamadığınız da ortada, yıllardır peşinize takılıp gelen, izinizi izleyen gençlere neden güvenip te, bir fırsat vermiyorsunuz ki?

 

Muaviye de liderlik hırsının kurbanı olup, kendinden sonra oğlunu liderlik koltuğuna hazırlamıştı da ne oldu?

 

Hz. Hüseyin'in katline sebep olduğunu, ümmetin arasında fitne fırtınaları estiğini, oluk oluk kanların aktığını bir sefer olsun içinizde hatırlayan yok mu?

 

Bu ne; Hırs, bu ne; öfke, bu ne; Saltanat tutkusu, bu ne; Aşiret taassubu?

 

Dava; herkesin ortak tarlasıdır, fakat; hiç kimsenin evlat ve ailesine miras olarak  bırakacağı tapulu malı değildir.

 

Hırslarınıza, kaprislerinize, nefislerinize mukayyet olun.

 

Bir çok samimi Müslümanlarla birlikte örülen bir kozayı delen siz olmayın. Bari, ipek böceği kadar fedakar olun.

 

Kimse; Kusura bakmasın, kimse; Alınmasın, kimse; Meseleyi sağa, sola saptırmasın, Te’vil’e, Tefsir’e yeltenip  kendilerini haklı çıkarmak için;  Zahmet etmesin…

 

‘’O, ne diyorsa; o…’’ bana; Diktatörlerin ayak seslerini hatırlatıyor..

 

Hırsına mağlup olan, ahir ömründe de olsa;
Nefs atından inmeyi, hezimet bilirmiş meğer.

Dünyaları versen de ona, Başbakan da olsa;
Gözünü bir avuç toprak doldururmuş meğer.

 

Mesele; bu kadar basit ve açık,  bu kadar da net…

 

e-mail
Yazarın diğer yazılarına Yazarlar bölümünde ulaşabilirsiniz.